Neukölln etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Neukölln etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

mahalle esnafı


güzide semtimiz neukölln'ün mahalle esnafından bir abi, dükkanı selchowerstraße'de. tişörtü u-bahna doğru yürürken gördüm, dönüp tekrar baktım. emin olmak için abiye sordum, gezi parkı ile alakalı olarak yapmış. "eyvallah" dedim, fiyatını sordum 20 euro dedi.

(bkz. gaçayım)

mahalle esnafımız hakkında blogun derinlerinden...

36 gündür blog yazıyoruz, bir kere atatürk demedik
mahalle baskısı

Aforizmalar 5


-          Allah kimseyi gidip Gauloises sigarasi istemek zorunda birakmasin. Telafuzunu bilmiyorsan en az 1 saat  derdini anlatmaya calisiyorsun.

-        „Ne la öyle iki kelime Almanca bir kelime Türkce konusuyorsun?“ dedi.
„Code Switching abi“ dedim.
„Switchtirtme simdi Code´unu, adam gibi konus benle!“ dedi.

-       Söyle diyor Sartre Bulanti kitabinda: „Berlin sokaklarinda komunüstlerle Naziler carpisiyor… Neukölln´ deki bir pencereden sikilan her kursun; götürülen yaralilarin her kanli hickirigi; süslenen kadinlarin her ufacik, sasmaz el hareketi, adimlarimin her birine, kalbimin her atisina yanit veriyor.

-        Bu ülkede Ausschwitz´i ziyaret etmeyen hic bir cocuga ilkokul diplomasi bile vermeyeceksin.

-       Türk milletinin birbirinin mezhebine ve siyasi görüsüne bakmaksizin dayanisma halinde oldugu tek yer havaalaninin check-in  bölümüdür. 30 kilo, sen nelere kadirsin?

-       Ahmet Kaya calsaydi keske, biz seninle son Cuba Libremizi icerken…Schwabstraße´de bir barda…“Dert etme iyiyim ben arasira mahser arasira gece yarisi.“

-       Berlin Stasi Museum´da gördüm DDR zamaninda kömürlükte Ingilizce sarki söyleyip gitar caldiklari icin vatan hainliginden 3 yil hapis yatan insanlari. Görlitzliymis adi Bahtiyar, sucu saz calmakmis ögrendigim kadar.

-        Gezi Parki´ndan sonra ögrendik Türkiye´de ne kadar demokrat oldugunu. Canim ya.
         
-       Söyle bir muhabbet olsa Almanya´nin yerlileriyle. Gitsek kutuplarin erimelerinden, Hans Peter Friedrich´ten, Helene Fischer´den, Dinkel Acker´in 125 yilinda cikardigi biranin ne kadar lezzetli oldugundan, sosyal pedagojinin bilinmeyen güclerce homojenlestirildiginden konussak. Türkler´den, Müslümanlardan, uyumdan bahsetmesek. Cok sey mi istiyorum Suphi?

-      Bir yerlerde okumustum; Hitler zamaninda sürgüne gönderilen, kacmak zorunda olan yazar ve düsünce insanlari icin söyle diyormus sistemin yazar ve düsünürleri: „Atlantik kiyisinda rum iciyorlar, ülkemizin durumlari umurlarinda degil.“

-         Spiegel bu hafta Türkce cikacakmis. Paralel medya bu olsa gerek.


-        „Mercedes-Benz Arena“nin eski adi „Adolf Hitler Kampfbahn“.

           Elbe´nin sulari yükselmis, Türkiye´de olsaydi yapardik üstüne 5-6 tane HES bak bir daha yükseliyor mu?

seng-i kabir


"ethno-marketing" kavrami ciktigindan beri "tamam, 'entegrasyon' meselesi de cözülecek!" dedim. bunun sadece "tüketim"i yok ki bu isin; genc nüfusu var, kalifiye eleman sorunu var... 


vicdanin sustugu yerde insanin deger görebilmesi icin buna "degmesi" gerekiyor. piyasada belli bir "deger"e ulastiktan sonra korkma, ben "verim".

Wer bleibt denn dann noch im Kiez übrig? (berlin kafasi - 5)

Euer Berliner, wieder hier! 

Am ersten Mai, während alle schön in Kreuzberg demonstriert und gefeiert haben, war ich mit einer Freundin in meinem Neuköllner Kiez unterwegs und uns kam diese Botschaft entgegen:



Da habe ich mich jedoch gefragt, wenn diese Menschen neben den ganzen Migranten, Junkies, Studenten und Senioren auch verdrängt werden sollen:

berlin'de bahar temizligi

malum bu sene bahara vuslatimiz sancili oldu.

pek üsüdük, pek titredik.

öyle olunca temizlik simdiye sarkti tabii.



bir de kesilen dallari ögüten bir makina gördüm gecen gün. dallari talasa ceviriyordu bildigin.

bir de kesilen dallari talas olmadan alip götüren ablalar vardi.

anlayacagin, bahar telasi sarmis neukölln'ü.

Bei der Macht von Neukölln! (berlin kafasi - 4)

Euer Berliner spricht mal wieder hier! 

"Bei der Macht von Neukölln" wird aus dem Hermannplatz (Alter, ick wohn am Hermi!) folgendes: 



Für alle vom euch, die immer noch nichts checken: hier eine kleine Erinnerungsspritze! 

Ick steh' auf euch! 

Frühlingserwachen in Neukölln!

Euer Berliner spricht mal wieder hier! 

Auch wenn es aufgrund eisiger Kälte und dem Schnee und Eis immer noch nicht so anfühlt, der Frühling hat offiziell in Berlin begonnen. 

In einem der vielen Kieze um mich herum (alter ick wohn' ja am Hermi!), dem Reuterkiez, findet an diesem Wochenende (Samstag und Sonntag) wieder einmal Kunstreuter statt. Galerien, Cafés und abends viele Bars feiern hier offiziell das Frühlingserwachen im Kiez und erfreuen jedem Besucher mit einigen Veranstaltungen. 
Am Sonntag eröffnet der Nowkoelln Flowmarkt wieder seine Saison und man kann hier schön herrlich am Maybachufer entlang spazieren und Second-Hand, Kunst, Musik und originales Handgemachtes finden. 

Also liebe Freunde des Blogs, zieht euch warm an und genießt wenigstens den Frühling in Form dieses lustigen Treibens im Kiez. 

Ick steh' auf euch! 

plaka oyunu

pek cogumuz plakadaki harflerden kelime üretmeye calismistir. yani en azindan ben calisirdim. istanbul'da cocuk olmak biraz da böyle birseydi belki, neticede her gün saatlerim trafikte geciyordu. almanya'nin plaka sistemi dolayisiyla berlin'de dikkatimi ceken ise bjk plakali arabalara istanbuldan daha sik rastlamak ve bmw'lerin plakasinin genellikle bmw olmasi olmustu, ki bunu gayet itici buluyorum. bir keresinde yolda mini plakali bir mini denk gelmisti, onu sevimli bulmustum oysa. insanoglu garip, n'aparsin! [mi de minden'in plaka koduymus bu arada]

gecen neukölln'deki kienitzersrtaße'de denk gelen plaka ise kelimeyi falan gecmis, direkt cümle kurmus! plakayi gördügümde araba sahibinin bar sahibi olma ihtimalini sevdim. [evet evet, insanoglu hakikaten garip]


bu vesileyle bar'in da barnim'in plaka kodu oldugu bilgisini paylasmis olayim.

"ben plaka kodu ezberlemeye bayilirim!" diyorsaniz wikipedia sagolsun söyle bir sayfa mevcut, buyrun!

bu fotografi cektikten sonra bir arkadasim facebook'ta asagidaki fotografi paylasti. yerine denk gelmis, manzarayi koymadan olmaz.


mahalle baskisi

alnimda "back to the roots" yaziyor olsa gerek ki, döndüm dolastim yine neukölln'e geldim.


berlin'de gecirdigim ilk gece camdan disari baktigimda ankarali turgut afisi gördügüm neukölln yok artik, gentrification neukölln'ü mesken tutali epey oldu. sadece ubahn'daki yolculari gözlemlemek bile oldukca fazla "done" veriyor konu hakkinda. eskiden sadece arap ve türklerin indigi, geceleri tenhalasan boddinstrasse duraginda simdi renk renk insanlar iniyor, gecenin bir yarisi merdivenleri fevc fevc cikiyorlar. 

konunun farkli boyutlari var tabii.



hermannstraße'deki arap abiler bu uyarinin gözden kacabilme ihtimalini de atlamayarak ayni notu masalara da koymus. daha ne yapsinlar!


demokrasinin büyük bir hizla gelistigi türkiye'de ufak tefek olaylari gündeme getirerek "yok efendim mahalle baskisi!", "vay efendim sivil dikta!" diye ortaligi ayaga kaldiranlar avrupa'nin göbeginde yasanan bu sahne karsisinda ne diyecek merak ediyorum! [oppan yandas style - o degil de, epey zormus yahu bu is!]

not: abilere ne zamandir bu uyarinin oldugunu sormadim. belki abiler duruslarini uzun süredir beri korumaktadir. notun neukölln'ün gecirdigi degisimle alakali oldugunu düsündüm ama olmayabilir de, bilemedim.

2 süper film gösterimi birden

fotograf: http://stambouldailyphoto.blogspot.de/

malumunuz berlin; galerinin, serginin, konserin, jam session'in, street art'in, film haftasinin hasil-i kelam sanatin yedi kisim tekmili birden her bir dalinin harman oldugu yer. arada gerceklestirilen etkinlikleri bazen buradan ama daha cok facebook sayfamizdan duyurmaya calisiyoruz. bu yazinin konusu ise her hafta gerceklestirilen iki film gösterimi. [basligi görüp gelen qizlar eqlesin!]

carsamba günleri kiez'imizin edebiyat ve piyano bari (evet aga, edebiyat ve piyano bari diye birsey var. bosuna demiyorum berlin kafasi diye!) froschkönig'de canli piyano performansi esliginde sessiz film gösterimi var. 20:30'da baslayan gösterim hakkinda ayrintili bilgi icin söyle alalim sizi.

bir diger haftalik gösterim de reichenberger straße 133'teki filmkunstbar fitzcarraldo'daki shortcutz. persembe günleri 20:30'da baslayan etkinlikte üc veya dört kisa film gösterimi ve filmi yapanlarla soru cevap kismi bulunuyor.
ikisi de ayntrit fray.

torrent'ten falan film indirmeyin (o baska bir yazinin konusu), gidin buralarda takilin! 

kurban bayrami bu sene de ac mevsimine denk geldi!

berlin'de ramazan bayramindan bayram namazi ve mezar ziyareti konulu iki yazi ile bahsetmistim. zaman gecti, devran döndü, kurban bayrami mevsimi geldi.

kurban bayrami ile ilgili de pilav üstü kavurmanin yaninda ayran ikram edilecek programin duyurusunu da bu vesileyle yapmis olayim. bu ne böyle türkce, almanca olmazsa inanmam diyorsaniz da bu var.

yurtdisinda kurban bayramini kavurma-pilav-ayran üclüsü (bkz. ayrilmaz üclüler) esliginde "evcillestirme" firsatini kacirmayin.

he bir de tabii ki...

gelin, doyun!

almanya'da eşinizden mi boşandınız?


Neukölln'de bir seyahat acentası camı


Berlin, seyahat acentalarının yeminli tercümanlık ve avukatlık/hukuki danışmanlık hizmeti verdiği şehir!

zügürt tesellisi


belki de...

zenginin mali zügürdün cenesini yorarmis.

ama bu ikisinden biri.

ya la!


sanatin, galerinin, serginin harman oldugu acik hava bienali berlin'de bir aksam bu sergi afisi cikti karsima.

bu vesile ile erkin gören'in o.t. projektraum'daki kisisel sergisini duyurmus olayim.

gidecek olursaniz, 5 ekime kadar... gitmeyecek olursaniz, siz bilirsiniz!

a.t.a.b

tatil/izin meselesine bir miktar degindikten sonra berlin'e "izne" gelenlerden bahsetmemek olmaz tabii ki.

"fiyati, kalitesi... var mi berlin gibisi?" deyip solugu burada alanlar, özellikle kreuzberg ve neukölln'ün "gentrification"ina hatri sayilir katkida bulunuyorlar, sag olsunlar!

özellikle "madem turistim ve de ingilizce konusuyorum, neden icip sicip ortalikta gürültü cikarmiyorum?" düsturu ile hareket ettigine kani oldugum anglo-saksonik gruplar, berlin'in tadini kacirmada "candan acmis sehre karsi bir savas" durumundalar.

schlesische strasse'deki cadir alaninda köpegini sevmeye calisan ablaya kafadan "turist misin sen?" diye cikisan graffitici bir abiye denk gelmistim bir seferinde. konusmanin devaminda, büyük bir cosku ile köpegini sevmeye calisan turistlerden nasil da hazzetmedigini anlatti.

+ blogun burasi turistler icin.
- neden?
+ because, mahalle turist doldu lan!

harf oyunlu cin sanat


bu fotograf, neukölln'deki bir galerinin bodrumunda cikti karsima.

peki, dj zigan dali nasil olur? galiba gewöhnungsbedürftig. [sifatina kurban oldugum almanca!]

Göcmenin bayrakla imtihani

Arap kökenli olan Ibrahim Bassal CDU'lu politikaci oan kuzeni Badr Mohammed ile beraber 2010 Dünya Kupasi sirasinda Neukölln'deki Sonnenallee'ye büyük bir alman bayragi asar ve olaylar gelisir. Ibrahim'in olaylari anlatirken "Almanya ile gurur duyamaz miyim?" diye sormasi, sabahlara kadar solcularin saldirilarina kadar önünde nöbet tuttuklarini anlattiktan sonra Badr'in "Bayrak 500 euro'ya mal oldu." demesi mevzunun "ibretligine" tavan yaptirmis. Ne de olsa bayraklari bayrak yapan üstündeki etiketidir.

Euro 20012'nin baslamasiyla beraber göcmenlerin zorlu bir sinavi tekrar basladi. Bir yandan Almanya'nin "multi-kulti"liligine can vermek, bir yandan da "entegrasyonun dibine vurmak" gerekiyordu.


"Islev iyi güzel ama ille de boyu" diyen ve Berlin'in en büyük alman bayraginin Sonnenallee'de dalgalanmasini icine sindiremeyip 2,5 günde 240 metre karelik bayragi hazir eden Abdul Güzel'in karsisina ise sol gruplar degil bir sikayet üzerine Ordnungsamt cikmis ve gerekli izinleri almadigi icin bayragin indirilmesine karar vermis. Halbuki görüp artiran Abdul Abi de 650 eurosunu "rot-schwarz-gold" ugruna dökmekten kacinmamis. Haberde yetkilinin kurusu 65 kilo ceken bayragin islandiginda sebep olabilecegi tehlikeyi göz önünde bulundurmasi "devlet aygitinin akl-i seliminin ne idügü"ne dair ipucu verirken Stadtrad'daki Falko Beyamca'nin Türkiye'de tatilde olmasi da mevzunun daha da sacmalasmasina yardimci oluyor. RTL'in bayragi Köln'e götürmek istemesi alman basininin goygoyculuguna güzel bir örnek ama yer mi Anadolu cocugu? O bayrak Schillerpromenade'de dalgalanacak kardesim!

Tüm olayi özetleyen paragraf ise su: "Drum herum wird gentrifiziert, was das Zeug hält, Nordneukölln ist angesagt, hier trägt der arabische Imbissbudenbesitzer eine schwarz-rot-goldene Krawatte und bedient Studenten mit dem "Patriotismus - Nein danke!"-Button der Grünen Jugend."

Göcmenler alman bayragini can siperane savuna dursun meanwhile in Tristeza...


ve


Bir de Cosmonautilus'cu tayfanin sampiyona basladigindan beri yürüttükleri eylem  ve arabalara astigi notlar var.



Öyle.

Seninki kac santim?


Yer: Neukölln, Tier

Tarih: 07.04.2012

[Dur lan, aninda Sicagi Sicagina'ya bagladim!]

Ilk gittigimde gözüme carpan pek bir arak "Zu mir oder zu Tier?" mottosundan gayri gayet eli yüzü düzgün bir yer olan Tier'i olusturmaya gayret ettigi bu farkindaliktan ötürü takdir etmemek elde degil.

Ama baliklar daha kücük olabilirdi!

Yandas Stayla

Hazir bir önceki yazida yandas demisken Erdogan'in "one minute" cikisi sonrasina denk gelen bir zamanda Sonnenallee'deki Arap bir abinin dükkanindan cektigim su fotograflari koydum koydum, yoksa elimde kalacak!




Berlin'de Arap bir abinin dükkanina Türk bayragi ve Erdogan resmi asmasi tam olarak nedir bilmiyorum ama kesinlikle "birsey"dir.

36 gündür blog yaziyoruz, bir kere Atatürk demedik

Bu ayibin ortadan kaldirilmasi gerekiyormus ki, Neukölln'de karsima bu dükkan cikti. Bodinstraße u-bahn duragina dogru yürürken birden durma ve geri dönüp bir an görür gibi oldugum sahnenin dogrulugunu teyit etme ihtiyaci duydum. Titredim mücrim gibi, baktikca karsilastigim tabloya.

Düsmanlari bir catir catir catlatalim!


Dükkanin CHP Berlin Kadin Kollari teyzelerinin ve ADD Berlin amcalarinin akinina maruz kalmasini engellemek icin acik adresini yazmiyorum. Bu da, bu sanatci bey oglumuza yaptiklarina karsilik ufak bir kiyagim olsundur!