Humboldt Universitesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Humboldt Universitesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

olan biten

9 kasim 2012 cuma

zaman tüneli partisi 

22:00
miami club
obentrautstr. 19,
10963 berlin
(u-bhf mehringdamm, hallesches tor)

10 kasim 2012 cumartesi

lärm demo xl

16:00
u-bhf kottbusser tor/ am gecekondu (camp kotti)

latinale festival party

20:00
st. georg
ritterstr. 26,
10969 berlin
eintritt: 3 euro

hate poetry @ maxim gorki theater

22:00
am festungsgraben 2,
10117 berlin

14 kasim 2012 carsamba

türkisch-syrische beziehungen zu beginn des 21. jahrhunderts

19:00 - 20:30
institut für sozialwissenschaften der hu berlin, raum 004
universitätsstraße 3b, 10117 berlin

16 kasim 2012 cuma

to resist is to exist
saeed amireh berichtet über die lage in palästina in der tu

18:30
audimax - tu berlin

soliparty
für den flüchtlingsprotestcamp und allmende

22:00
südblock
eintritt: 3-6 euro

ve tabii ki:

lies!

durun kalabaliklar! basligi görüp de korkmayin hemen, konumuz selefiler degil.

zaten öyle olsaydi olay yerinde katilimcidan cok gazeteci/televizyoncu olurdu, siz de simdiye kadar olaydan coktan haberdar olmus olurdunuz.


"bu balkonu görünce de korkmayin, bir 'balkon konusmasi' da yapmadim." diyecegim ama bosverin en iyisi, korkun. niyeti bozmussunuz, bir sekilde korkacaksiniz, belli.

bugün humboldt üniversitesi'nin hukuk fakültesinde basin toplantisi gerceklesen sprachwoche berlin, ayni zamanda berlin'in okullarindan 2300 ögrencinin yazdigi siirlerin etkinligin hamisi christina rau'ya teslimi, 20'sinin yazan ögrenciler tarafindan yukarida gördügünüz balkondan okunmasi ve bu sirada ögrencilerin bebelplatz'da hemen fakülte binasinin önünde gerceklestirdigi "lies!" koreografisiyle bir nevi baslamis oldu.


daha önce facebook sayfamizdan sprachwoche berlin hakkinda birkac duyuru paylasmistim. 1 ile 9 eylül arasinda gerceklesecek olan etkinliklerin programini suradan tekrar vermis olayim. 31 agustos cuma günü salon exil'de gerceklestirilecek "iranische nacht", 1eylül cumartesi günü saat 13:00'te alexanderplatz'da baslayacak olan "auftaktfest" ve 2 eylül pazar günü volksbühne'de "sahnelenecek" olan hate poetry programin "highlight"i olarak görünse de bebelerden dedelere herkese, her keseye uygun etkinlik programda mevcut.
(etkinliklerin tamami "ayntrit fray", yanlis anlasilmalara mahal vermeyelim!)

 yazima burada son verirken...


(egilin, hasan von keyif mesaj veriyor!)

türkiye, berlin olmayacak!
(izmirli qizlar eqlesin!)


o degil de, bu yazi iyi mesaj yapti!

berlin, arm aber sexy? (*) -1-

(*)berlin, fakir; ama seksi?

bugün berlin'de 3 semt gezdim. nasil bi yagmur yagiyor, nasil bi yagmur yagiyor anlatamam. su saatlerde hasan von keyif'in götünde pireler ucustuguna bahse varim. zira en son aradigimda "mayisigim yatiyorum" diyordu. yeterince mektup yazmis, yalamis ve postaya vermis anlasilan.

ben de ufaktan, bir zamandir aklimda olan bir ise girismeye karar verdim. simdi bizim bu berlin'e, almanya'nin fakir; ama seksi eyaleti denir. denir denmesine de, asli astari var mi bu isin? arastirip bakmak lazim biraz.

berlin eyalet sehri, su ilcelerden mütevellit:

mitte, friedrichshein-kreuzberg, neukölln, treptow-köpenick, pankow, charlottenburg-wilmersdorf, lichtenberg, marzhan-hellersdorf, reinickendorf, tempelhof-schöneberg, steglitz-zehlendorf, spandau


toplamda 12 semt var. simdiiii...bir elin bes parmagi var, besi de birbirinden farkli. nasil ki, istanbul'un pendik'i ile nisantasi'si bir degil, buralar da birbirinden farkli. is icabi 12 ilcenin hepsine gitmisligim, bana sorarsan kiminde haddinden fazla zaman gecirmisligim var. olsebep bir iki kelam etmeyi kendimde hak görüyorum buralara dair.
12 semtin 12 sini de anlatacagimi sanmiyorum. belli de olmaz yani isim. bazilarinda zaten anlatilacak fazla bir sey yok. 20 dakka yürüyüp dükkan göremediginiz ilceler var, ki sehir merkezinde yasayan insan icin oralarda gezinmek iskence. öyle yeri ne anlaticam? batsin gitsin öyle yer bana sorarsan!

olsebep gönlümün sultani, kapimin dünyaya acilan penceresi mitte ile basliyorum. sonra kreuzberg mreuzberg devam ederiz firsat ve keyif buldukca.

YALNIZ unutmayalim, bu bir turist rehberlik yazisi degil. sadece semtler ne kadan fakir, ne kadan zengin falan buna dair bir ciziktirmece. gezelim görelim köselerini baska zamana yapariz. her seyi de ayni anda beklemeyin anacim. hem tadi ciksin, hem bizim icin de yazacak bir seyler olsun di mi?


Berlin- Friederichstraße (Panorama)


mitte: mitte'nin bi kismi doguda bir kismi da batida kaldigi icin, biraz farkli bir yapiya sahip. duvar yikildiktan sonra hemen buralara gelip yerlesebilmis olanlar pek parali insanlar olmasalar da, simdilerde mitte'de oturmak  bildigin paraya bakan bir is olmus cikmis. yeni yapilan yüksek tavanli, garajli, zartli zurtlu evlerin cogu da kiraya falan verilmiyor. direkt satiliyorlar. su durumda mitte icin "faaakiiir" demek pek dogru degil; ama cok zengin de sayilmaz. orta direk. zaten günlük nüfusun yarisi turist. onlari cikarinca geriye kalanlarin kolay kolay bandy brooks'da dondurma yedigini sanmiyorum (mitte'de tam iki yerde var bak bu dükkandan. baska semtte de hic rastlamadim).
seksiligine sira gelince. mitte'ye ancak 3 verilir. daha fazlasi verilmez. banka müdürü kilikli calisanlari ve yasli teyzeleriyle mitte seksi falan degil. yalniz eger magazalarindan bahsedecek olursak, en kral (ve berlin'in en pahali sayilabilecek magazalari (alexa, friedrichstraße, galeria) ile gayet modaya düskün bir semt. bu düskünlükte bu düsüklük, hagaden abes. naabiyonuz, zehlendorf'takiler gelip buradan mi alisveris yapiyonuz nedir?

Alexa

sehrin bu bölümünde bir büyük üniversite hastenesi (Charité) ve elit bir üniveriste (Humbolt Universität zu Berlin) bulunmasina ragmen bunun buralara pek faydasi oldugu söylenemez. ögrenciler ucuz diye wedding'de oturmayi tercih ediyorlar. olmadi schöneberg, o da olmadi neukölln. ne yapsin gariplerim. eh ögrencinin yasamadigi yerde de seksilik biraz ortadan kalkiyor zati. hos, humboldt'un cevresinde güzel giyimli hatunlar. birtakim hipster kilikli erkekler bulmak mümkün; ama yani onlari mitteli sayabilemiyorum ay balam. yoksa bisikletle ise/okula giden herkes benim bebeyim!

Doyururken düsündüren mensa

Almancilik önce klavye ile harflere sirayet eder, sonra kelimelere...

Attest, anmeldung, u-bahn, mahnung, rechnung, überweisung, prüfungsamt, semesterticket, guthaben...  

Sonra...

Sonrasi belirsiz, gider gidebildigi kadar.

Mensa da bu kelimelerden. Yemekhane yerini mensaya birakir ister istemez. 

Humboldt Üniversitesi'nin mensasinin duvarlarinda ise su asagidaki afili sözler bulunmakta. 





Gül'e güle!

Cumhurbaskani Abdullah Gül'ün gelecegini Egitim Ateseliginden aldigim maille ögrendigimde Humboldt Üniversitesi'nde yapacagi konusmaya katilmaya karar vermistim. 18:00'de baslayacak konusmanin yapilacagi salonda 17:30'da olacak sekilde yola ciktim. Fakat yolda Gül'ün konvoyunun trafigine, sonrasinda da kendisine takilinca salona giremedim; payima Unter den Linden'a asilmis AB, Türkiye ve Almanya bayraklarinin önünden gecen Gül'ün arabasini fotograflamak düstü.


Yogun güvenlik önlemlerinin alindigi binaya bir sekilde girdikten sonra kendimi bir grup takim elbiseli bürokrat/diplomat arasinda buldum. Daha fazla sokulup yanlarina "Ver Lefter'e yaz deftere!" diye bagirmadan beraberlerinde yürümeye basladim. Salona alindiklari kapiya kadar kendilerine eslik ettikten sonra yaka karti olmayanlarin alinmadigini ögrenip yol arkadaslarimi terk etmek zorunda kaldim. Direktiflere uyup binanin icerisinde bir miktar dolanmak durumunda kaldiktan sonra vatandaslarin salona alindiklari kapiya vardim fakat kapi kapatilmisti. Bunun üzerine binanin cevresinde dolasip bahceye girerken gördügüm yolun tarafindaki göstericilerin yanina vardim.


Sonra iceriden salonun bomba ihbari dolayisiyla bosaltildigi haberini aldim. Videoda da binadan cikanlarin oldugu sirada protestolarin arttigini görebilirsiniz. Göstericilerden birine bomba ihbari dolayisiyla binanin bosaltildigini söyledigimde ise cevabi "Biz buradayiz, öyle birsey yapmadik." oldu. Berlin gibi cok sayida Türk'ün yasadigi bir sehirde konusmanin neden daha büyük bir yerde düzenlenmedigini anlayamadim. Bomba ihbarinin arkasindakilerin bulunup bulunamayacagini ise görecegiz. Cumhurbaskani'nin konusmasini dinleyemedik, kendisine ancak "Güle güle!" diyebiliyoruz.