esslingen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
esslingen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cöllerde bir sosyal demokrat

Esslingen'den 112 numarali otobüse bindiginizde varacaginiz son durak Dulkhäusle'dir. Jägerhaus istikametine dogru kivrila kivirla giden yol, Esslingen'in en varlikli semtlerinden gecerek Dulkhäusle'ye varir. Bu noktada tüm Esslingen'in ayaklariniz altinda oldugu hissine kapilirsiniz. Yazlari bircok kisinin geldigi ve model ucaklar ucurdugu, arada sirada jazz festivallerinin düzenlendigi Segelflugzeugsplatz'a dogru ilerlerseniz, yolun sag tarafinda kücük bir kulübe dikkatinizi ceker. Önünde metalden bir büst bulunan bu sevimli kulübenin merdivenlerinde "Dulk" yazar. "Dulkhäusle" yani Dul'kun Evi tabiri de iste tam da bu kücük kulübeden gelir.
Vakti zamaninda eyaletimizin ilk devrimci sosyal demokratlarindan olan filozof ve gezgin Albert Dulk Untertürkheim'daki evinde calisacak huzuru bulamadigi icin bu eve tasinir.
Aslinda bir kimyaci olan ve 1848/49 yili devriminde aktif olarak katilan Albert Dulk, 1848 yilinda bir isci dernegi kurar, halki galeyana getirmekten ve illegal ilan dagitmaktan aylarca hapis yatar. Buraya kadar olanlar hangi siyasî görüsten olursa olsun rejimi degistirmeye calisan her insanin basina gelenler ile aynidir. Ama Dulk digerlerinden farklidir. Devrimin kanli bir sekilde bastirilmasindan sonra Almanya'yi terk etmek zorunda kalir. Ne Fransa'ya kacar ne de Italya'ya.
6 ay Misir'da Sina Cölü'nde bir magarada yasayan Dulk, tüm zamanini bedeviler ile gecirir. Almanya'ya geri döndükten sonra da kilise ile arasi hic mi hic düzelmez, kilise karsiti yazilar yazar. 1875 yilinda SPD'nin kurucu üyesi olur, 1882 yilinda Stuttgart'taki ilk Liberaller-Özgür Düsünceliler Dernegi'ni (Freidenkerverein) kurar. 1865 yilinda Bodensee'yi yüzerek 6,5 saatte gecer. Sosyal Demokrat Parti'nin kurulus konusmasi onun tarafindan yapilir.
1884 yilinda Stuttgart Istasyonu'nda trene binmek isterken gecirdigi kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumar. Cenazesine 25.000 kisi katilir. O günden beri Dulkhäusle'deki kulube Almanya sosyal demokratlarinin en eski bulusma yeridir. Esslingen'e yolu düsenlerin görmesi gereken yerlerden biridir, zira Dulk bu kulubede 3 yaz gecirir.

Chavez'i seven okurlarimiza bir teselli olur mu bilmem ama Hugo gökyüzünde bir yerlerde Albert ile mutlaka karsilacaktir.

Pädagog Stuttgart'tan bildiriyor



- Köprü altinda yasayan bir abiye sormustum: "Evsizlik nasil?" diye.
Her gün üzerinden binlerce araba gectigi halde ölmemek demisti. Almanya'da sokakta yasayan 50.000 genc varmis.

- 8 yasindaki Patrick hic unutamayacagim su soruyu sormustu vakt-i zamaninda: "Neden domuz eti yemiyorsun? Müslüman misin yoksa vejeteryan mi?"

- Bu kelimeleri yazin bir yere hepsi ayni zamanda Almanca: Öl, sahne, biber!

- Tavladaki en kötü yenilgi 5-4'tür. Yesiller ile Sosyal Demokratlar 69-68 kazanip Asagi Saksonya'da iktidara geldiler.

-Esslingen Entegrasyon Plani'na göre temizlik islerinde ve cöp toplamada calisan göcmenlerin sayisi bir hayli fazla imis. Bunu diger alanlara da tasimak gerekliymis. Weiter so! Yuh yani.

- Job Center Egitim Paketi'nden yararlanmak isteyen bir gence "Senin notlarinin hepsi 4, 5 olunca gel" demis. (saka degil)

- Gecen hafta yeni bir araba aldim. Arabanin teyibinden Ismail YK kasedi ciktigina mi yanayim? Yoksa eksozun delik olduguna mi? bilemedim.

- Ahmet Kaya Almanya'da yasasaydi "Ne sen Charlotte'sin ne de ben Werther" diye bir sarki sözü yazar miydi?

- Her yil yayinlanan Aile Raporu'nun 2012 sonuclarina göre (Familienreport 2012) Almanya'da en fazla görülen yasam sekli (Lebensform) yüzde 71 ile evlilikmis. Yok öyle ben dost tutatayim beraber yasayayim falan! Gerci Tatort'daki komiser evlenmek zorunda kalmadi bildigim kadariyla ama olsun.

- "Türkinnen mit Niveau" diye bir reklam var. Mac izlerken ikide bir ekrana geliyor. "Kanacken mit Haltung" diye de bir site olabilir aslinda.

- Canim "Bundesamt für Migration und Flüchtlinge" mektup yazmis. Söyle diyor: "Mit Hilfe des Ausländerzentralregisters konnten wir Sie als ehemals in Deutschland Studierende(n) identifizieren. Nun würden wir gern mehr über Ihre persönliche Migrationsgeschichte und über Ihre Erfahrungen seit dem Studium in Deutschland erfahren." Anket yapmak istiyorlarmis. Ulan bir gün arayip soraydiniz ya "Sinavlar nasil gidiyor? Kizdan ayrilmissin, iyi misin?" diye!

Zorunlu Ciplaklik


Hitlerin bakislari altinda, cirilciplak 1 genc kolunun arasina aldigi evraklari ile, 20 ciplak olmayan insanin karsisinda duruyor. Resim, 1935 yilinda Almanya'da zorunlu askerligin yürürlüge girmesinden birkac ay sonra Esslingen Filderstadt'da cekilmis. Matematiksel olarak bakildiginda ciplak olmayan 20 kisi, varligini ciplak 1 kisinin sayesinde sürdürüyor. Yine cok muhtemel ki, ciplak olmayan o 20 kisinin ömrü bu ciplak olan gencin ömründen uzun.

Almanya'da artik hic bir genc istemedigi takdirde hic bir  üniformalinin önünde soyunmak zorunda degil, cünkü barisin oldugu bir ülkede askerlik sadece gönüllü olarak soyunmak isteyenler icin var. Barisa bir sans verelim ki, bizim genclerimiz de kimsenin önünde cirilciplak beklemek zorunda kalmasin. Unutmamak gerek ki, cirilciplak tabutlara konuldugunda gencler; üniformali bu 20 kisi, tabutun disinda bekliyor olacak.

Heinrich Böll'den tüm barisseverlere gelsin:
"Man weiß das nicht, zwei Bamberger Reiter, die gemeinsam sterben wollen, und das haben sie ja geschafft: an die Wand hat man sie gestellt, und wissen Sie, was der Heinrich gerufen hat, bevor man ihn erschoss: "Scheißt auf Deutschland"(...) und wo er schon einmal drin war in dieser Scheißwehrmacht, war's vielleicht gut so: es gab ja noch Todesmöglichkeiten genug zwischen April 1940 und Mai 1945".

Coskun Apartmani

Uzun zamandir fotografini cekmek istedigim, lakin hem smartphone'umun olmayisi hem de yolumun düsmeyisi nedeniyle ancak bu güne nasip olan, Esslingen'in en yogun caddelerinin birinde ve tek bes yildizli otelimizin tam karsisinda bulunan Coskun Apartmani, Almanya'da henüz moda olmayan; apartmanlara isim verme olayina ön ayak olacakmis gibi gözüküyor. Bu vesile ile sevdigim bir siiri de paylasayim dedim.


















Viktorya Apartmani

Bizim ailede, 
Yani; Viktorya Apartmanı'nda, 
Yalnızca Ramazan ve Kurban Bayramları yoktu, 
Annemin bize ve komşulara baklavalar açtığı. 
Paskalya da vardı, Noel de; 
Çörekler ve kırmızı yumurtalar yediğimiz, 
Yani anlayacağınız, 
Bizim apartmanda hep bayram vardı. 

Hepimiz Türk’tük, 
Ama hem Arap’tık, hem Süryani, hem Kürt’tük, hem de Çerkez, 
Ama bizdik, biz. 
Diyarbakırlıydık hepimiz. 
Sanki Türkiye’ydik, 
O sımsıcak Viktorya Apartmanı’nda.
Süleyman Dasdag