konuyla alakali söyle bir yazi vardi: ichentdchuldigemich.de
üzerine cok fazla kelam etmeyecegim. sadece programa dair deginecegim birkac husus var.
daha önceleri französicher dom'da olan anma töreni bu sene st. marienkirche'deydi. bu vesileyle orayi da icerden görmüs oldum. ayrica ermeniler derli toplu yapiyorlar organizasyonu. ermenistan'in almanya büyükelcisi'nin yaptigi ermenice konusmanin almanca tercümesinin dagitilmis olmasi, türklerin organizasyonlarinda pek göremedigimiz bir hareket. [kelime tekrarlarindan büyükelciyi takip edebildigim gibi metni kaciran alman beyamcaya yardimci olmuslugum da oldu. ortami mukabeleye cevirdim iki dakikada] söylenen ilahinin almanca tercümesinin dagitilmis olmasi da hostu.
konusmacilardan ermeni kizin dinleyicileri almanya'daki sekülerizm dalgasina karsi uyanik olmaya cagirip diasporadaki ermeniler olarak dillerini ve kültürlerini kilise sayesinde koruyabildiklerini vurgulamasi ilgincti. programin ana konusmacisi cem özdemir hrant dink vurgusu ve arada türkce alintilar yapti. yetersiz olsa da türkiye'nin sivillestiginden ve demokratiklestiginden, bunun ermenistan icin de iyi oldugundan bahsetti. ve ittihat terakki'yi türk tarihindeki "schandenfleck" [utanc lekesi] olarak tanimlayip türkiye'nin bununla yüzlesmesi gerektigini söyledi.
söyledi, ifade etti, belirtti, vurguladi...
baskalari da konustu.
sözler söylendi.
mühim, büyük sözler.
sonra durduk.
sonra duduk.
sonra sessizlik.
hüzün.
hüzün olan yerde sözün anlami kalmiyor.
kalmadi.
24 nisan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 nisan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ichentschuldigemich.de
tesmiyenin cok oldugu yerde cözümsüzlüge teslimiyet oluyor.
gercegin ne idügünden ziyade kimin ne dediginin kavgası kopuyor. tehcir, büyük felaket, 1914-15 olaylari, soykırım, bunun sözdelisi... bunlarin etrafinda söz delisi halinde tepisiyoruz.
öyle hüzünlü.
yasanan acilar orta yerde duruyor.
öylece.
öyle hüzünlü.
ve bu "aciyi" umursamadan kurulan her cümle bende öfkeye dönüsüyor.
daha önce yazdigim iki yazida belirtmistim[1,2], "pristina" dogumlu bir baba ile "bujanoci" dogumlu bir annenin cocuguyum. erdogan "benim ecdadim soykirim yapmamistir, yapmaz" dediginden beri "yasananlarin nasil adlandirilacagi ayri mesele ama ne olduysa, ne yapildiysa benim ecdadim yapmamistir, yapmaz" diyordum. balkan savaslari olmus ve o topraklar osmanli'dan ayrılmıstı adi her neyse yasananlar yasandiginda. oralarda yasayan yüzbinlerce insan memleketlerinden, büyük kısmı da hayatlarindan edildiginde... bugün dünyanin dört bir tarafinda bugün anadolu'dan giden ermenilerin torunlarinin yasiyor olmasına bundan 98 yil önce sebep olurken birileri...
derken gecenlerde su kitaba denk geldim:
sizi birakin, benim ecdadim bile yapmis "birseyler".
ben bugün 18:30'da yasananlarin anisina ve acisina burada olacagim. adina bakmadan.
cümle kurmadan, cümlelere öfkelenmeden.
sadece hüzünle.
bu yazi bitecekse bu sarki ile bitmeli...
1915 hikayenin basidir, biz dahi basta ona baslarız.
ben bugün 18:30'da yasananlarin anisina ve acisina burada olacagim. adina bakmadan.
cümle kurmadan, cümlelere öfkelenmeden.
sadece hüzünle.
bu yazi bitecekse bu sarki ile bitmeli...
1915 hikayenin basidir, biz dahi basta ona baslarız.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

