ikili delilik

baslarken tabii ki de...


"kendisiyle evlenendi" haberleri sitelere düsüyor arada sirada. eksisözlük'te konu ile ilgili kendisiyle enlenen kadin basligi da acilmis. 

en son tesadüt ettigim haberde söyle bir kiyafet secmisti habere konu olan kisi:


böyle giderse "kendi kendine gelin güvey olmak" deyim olma vasfini yitirecek.

bugün karsilastigim reklam ise isi bir adim öteye tasimis: 


    
"sebebi neydi ki" bilmiyorum. belki siddetli gecimsizlik, belki aldatma... evlilik aski hakikaten öldürüyor sanirim veya büyüklerin de dedigi gibi "ask bir gün biter ama önemli olan saygiyi kaybetmemek!" insan kendine karsi bile cirkinlesebiliyor sonra.

fotografi, müsterilerine neseyi ickide degil kainatin güzelliginde aramayi salik veren imren grill'in boppstr'deki subesinde cektim. imren'in kücük bir dönerci olan ilk subesine 100 metre kadar mesafede acilan 2. subesinde yani. hauptschuleliler bilmez!

a.c.a.b.a?

almanya'da yasayan türkler, harf oyunlu cin plaka sanslarini "memleket meselesi" haline getiriyorlar genellikle.

mesela offenbachlilar:


mesela tübingenliler: 


son yillarda berlin'de atatürk imzali arabalarin sayisinda artis gözlemlesem de bununla yetinmeyenler de varmis: 


sahsen en basarili buldugum örnek ise su oldu: 


bugün ostkreuz dolaylarinda denk geldigim plakanin sabihi ise mevzuya daha sert girmis sanki. yoksa sadece denk mi gelmis a.c.a.b.a?


adini sen koy (dil yarasi yazilari - 2)

ilk yazinin üzerinden 4,5 yil gecmis: almanci dili ve edebiyati yazilari (dil yarasi yazilari - 1)

"yine, yeni, yeniden" ustalara saygi kusagi: 


ilk yazida sik kullanilan "almanci ifadelerinden" bahsetmistim. "dil canli, organik bir yapi" ise "hayatta kalmasi" degisen sartlara "adaptasyon" kabiliyeti ölcüsünde oluyor. [ve evet, bu sirada ortaya cikan bazi sonuclar insana -özellikle de yeni karsilasilan dönemlerde- daha ziyade mutasyonu cagristiriyor ama bunun en önemli sebeplerinden birinin aliskanliklar oldugu kanaatindeyim.]

meselenin özüne dönük kafa yormaya devam edersek, yillar önce agb'deki kitap karistirma seanslarindan birinde denk geldigim ve dildeki bu olgulari ifade eden kavramlardan bahsetmek istiyorum. radyo programinda bahsedildigini duydugum, göcmen kökenlilerin almancaya kattiklari yeni formlar ve ifadelerden bahseden bir kitabi bulmak icin gittigim sirada denk geldigim bir iki makale ve tez sayesinde haberim olmustu bu kavramlardan. bu kullanimlar özellikle göcmenlerin yogun yasadigi bölgelerdeki okullarda "cool" oldugu icin gencler arasinda hizla yayiliyor. en nihayetinde chabos wissen wer der babo ist!
[bu vesileyle de ögrencilere yillik aboneligi 5 euro olan sehir kütüphanelerini tavsiye ederim. özellikle agb, pankstr. yaakinlarindaki bibliothek am luisenbad ve kotti'deki wilhelm liebknecht/namik kemal bibliothek mittelpunktbibliothek'teki türkce icerik oldukca fazla. suradan arama yapabilirsiniz]

1. code-switching: "wenn du das verstanden hast, sen de bizdensin", yani konusma-cümle icerisinde dil degistirme durumu. was guckst du lan, anlamadin mi?

2. code-mixing: bunu da kabaca "bir dilin dil bilgisini bir baska dilin kelimeleri ile bulamac etme" olarak özetleyebiliriz. anlasilable oldu mu, bilemedim. 

3. code-shifting: internetteki arastirmalarimda net ve aciklayici bir bilgiye ulasamasam da yamulmuyorsam mesela arapca ve türkce anadilli genclerin yemin etmeye olan meyilleri sonucu almancada da siklikla "ich schwöre"li cümleler kurmanin yayginlasmasi. 

günlük kullanimlar ic ice geciyor sonucta, adeta bir hüsn-ü talil ve tecahül-ü arif olup birinin oldugu yerde digeri bitiyor. 

bana denk gelen en fantastik örnegi ilk geldigim zamanlarda mevlana genclik'te mac izlerken duymustum. [yanlis hatirlamiyorsam galatasaray'in bir avrupa kupasi maciydi. nihatli-kovacevicli real sociadad'in firtina gibi estigi zamanlar, hey gidi!] arkamda oturan cocuk yanindaki arkadasina "yarin sinav yazacagim ama maca bakmaya geldim. insallah kendini lohnen eder" dedi. sinav yazmak, 1 yazmak, matematik ögrenmek, attest almak gibi kavramlar hayatima girmisti ama cocugun reflexiv verb'i de hicbir masraftan kacinmadan meseleye dahil etmesi gercekten takdire sayandi.

yapiyor olacagim'li, maili forward edip meeting set etme'li beyaz yakali dili ve edebiyati da meselenin cok daha cheesy, efendime söyleyeyim lame bir tezahürü. baska bir ülkede dogup büyümüs, egitimini o ülkede almis, türkce ile etkilesimlerinin temeli "tatil soslu kulaktan dolma"ya, belki biraz da müzik-dizi-film üclüsüne dayanan cocuklarin durumu kesinlikle cok daha sahici.

meseleyi "almancilar da ne dogru düzgün türkce konusabiliyor ne de almanca yeeaa!" seviyesinde ele almak da mümkün, ne idügüne kafa yormak da; tercih sizin. bu tercihlerin doguracagi nitelik farkindan müessesemiz sorumlu degildir!

hasili; medeniyet, isim koyabilme kabiliyetidir.

konu ile ilgili birkac kaynak:
1) Soziolinguistik II - Uni Konstanz
2) Deutsch-türkisches Code-Switching und Code-Mixing in einer Gruppe von akademischen Migranten der zweiten Generation - Ibrahim Cindark (Mainz)
3) Türkisch sprechen nicht nur die Türken - Inci Dirim / Peter Auer
4) Ich mach dich Messer - Heike Wiese
5) Türkendeutsch - Stupidedia